Alibey Adası, Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı halk arasındaki adı Cunda Adası olan ve Ege Denizi’nin dördüncü büyük adasıdır. Bu güzel adamızın Alibey ismini alma sebebi Kurtuluş Savaşı’nda ilk kurşunu atan Ali çetinkaya’ya ithaf edilmiş olmasıdır. Bu yönden onca mücadeleyle elde tutulan bu adamız bize o zor günlerdeki çabalarımızın bir armağanı olarak gözükür.

Cunda Adası bizlere tarihi, coğrafi ve turistik açıdan birçok seçenek sunuyor. Adaya hakim olan Rum mimarisinin eşsiz parçalarını; kilise ve manastırlarını, evlerini, yol kenarlarındaki çeşmelerini görmek, eski kiliselerden restore edilerek yapılmış kafelerde çay içmek, adanın en sıcak gününde bile serin olan ve bu adanın en ünlü kahvesi olan Taş Kahve’de oturmak, sahil şeridindeki rakı-balık lokantalarında yemek yemek bu adamızda tatil yapmak isteyenlere çeşitli hazlar yaşatıyor. Ayvalık koyundaki diğer adaların birbirleriyle ve denizle olan uyumu, Ege Denizi’nin içinizi saran esintisi ve bulunmaz doğal güzellikleriylede bu adamızı ziyarete gelenleri kendisine hayran bırakıyor. Cunda Adası şehrin gürültüsünden uzaklaşmak, ailesiyle huzurlu bir tatil geçirmek isteyenlerin bu isteklerine tam anlamıyla karşılık bulabilecekleri bir tatil cennetidir.

Cunda Adası tüm bu doğal güzelliklerinin yanısıra ulaşım imkanlarıylada kendisini tatil mekanları arasında bir adım öne çıkarıyor. Cunda Adasının karaya olan bağlantısı iki köprü ile sağlanıyor, bunlardan birisi Dolap Boğazı civarlarında 1964 yılında yapılmış olan ve Türkiye’nin

ilk boğaz köprüsü ünvanını alan köprümüz Alibey ve Lale Adaları’nı birleştiriyor. Lale adası ise 500 metrelik bir köprü-yol ile karaya bağlanmakta.

Alibey Adasına gitmek için anakaradan 500 metrelik bir yol ile Lale Adası’na ve ilk boğaz köprümüz ile de Lale Adası’ndan Cunda Adasına gitmek mümkün.Cunda Adasına ulaşım bununlada sınırlı kalmayıp yakındaki adalara ve Cunda Adası’nın ulaşılması zor bölgelerine gitme imkanınıda yapılan tekne gezileriyle sizlere sunuyor.

Adanın nüfusu 5 bin olup son zamanlarda bu adamızın ünü yayılmaya ve tarihi-coğrafi güzellikleri koruma altına alınmaya başladığından yazın tatile gelenlerle adanın nüfusu 20 bine ulaşıyor. Midilli Adası’na yapılan günlük seferlerlede adamızın yabancı türistler tarafından tanınması ve ekonomisinin canlandırılması sağlanıyor. Cunda Adası tarihi, doğal güzellikleri, ulaşım imkanları, leziz yemek ve içecekleri ve en önemlisi huzurlu bir tatil iddiasıyla sizleri bekliyor.

Cunda Adası’nda Nereye Gidilir?

Cunda Adası’nda doğal, kültürel ve tarihsel birçok yer vardır. Bu alanlarda Cunda’nın eşsiz iklimiyle beraber keyifli vakitler geçirebilirsiniz. Cunda Adası‘nda taş mimarisiyle Rum evleri, manastırlar, yaşlı zeytin ağaçları, rengarenk tekneli balıkçılar arasında bambaşka bir atmosfer yaşanıyor. Adanın arka yüzündeki keşfedilecek birçok yer var. Gezinize Cunda Adası’nın yerleşim alanı, Ayvalık’a bakan yüzünden başlayabilirsiniz.

Bölgesel renkteki taş yapıların kapıları, balkon demirleri, pencere pervazları ve kapı tokmakları ile farklı olduklarını bir çırpıda anlatıyor.

Adanın yüksek tepelerinden Ayvalık’a doğru bakınca solunuzda Dalyan Boğazı yer alıyor. Sekiz manastır ve bir o kadar da kilisenin yer aldığı ada, koruma alanı ilan edilmekte geç kalınmasına rağmen, eski medeniyetleri anımsatan bir çok özelliğini hala koruyor. Sessizliğin hakim olduğu sokaklardaki gezinizde, resim fotoğraf, film gibi bir çok sanat faaliyeti gerçekleştirebilecek imkanları da bulabilirsiniz. Adanın diğer kısımları, doğa yürüyüşlerine daha uygun flora ve fauna zenginliğini içeriyor.

Cunda Adası, özellikle iskelenin arkasından itibaren daracık sokakları, birbirine yaslanan kime restore edilmiş kimine dokunulmamış eski Rum Evleriyle sokak sokak keyifle gezilecek nitelikte… Her şey yüzyıllar öncesinden kalmış gibi. Evlerin arasından Adayı hakim bir tepeden görebileceğiniz Aşıklar Tepesi‘ne de çıkabiliyorsunuz…

Cunda’daki bazı tarihi binalarda şu şekildedir:

Çamlı Manastır/Taksiyarhis Ta çamya : Ada merkezinden yaya olarak ve Patriça yolundaki Ekşi çeşme’nin solundaki yol izlenerek yarım saatte varılabilir

Koruyan Meryem Manastırı/ Panagias Tis Lekai : Ayvalık Dalyan Boğazından çıkışta sağda zeytin ağaçlarının arasından gözüken boğaza hakim manzaralı restore edilmiş özel mülk

Ay Işığı Manastırı/ Ai Dimitri Ta Salina

Sahil ve Plajlar

Cunda Adası deyince deniz, kum ve güneşten bahsetmemek olmaz. Cunda Adası’nın eşsiz kumsalı ve denizinin tadına doyabileceğiniz birçok alanı bu adada bulabilirsiniz.

Ortunç Plajı: Bu kumsalların en önde gelenlerinden biriside Ortunç Plajı’dır. Bu plajın önde gelmesinin nedeni ise mavi bayraklı bir plaj olmasıdır. Ortunç Plajı Cunda’nın şanına yakışır bir plajdır ve plaja rağbet her geçen gün artmaktadır.

Patriça: Alibey (Cunda) adasının Küçükkuyu sahiline bakan küçücük bir köy. Burada Rumlardan kalma 25-30 ev bulunmakta. Dünyanın gelişiminden kaçmışcasına bakir bir koy. Belki çok güzel bir plajı yok ama muhteşem bir denizi var.

Alışveriş

Ayvalık ve Cunda Adası’nın çarşılarında, pazarlarında, pasajlarında, mağazalarında istediğinizi rahatlıkla bulabilirsiniz… Pazar günü Cunda pazarı kurulur, adeta istila edilir sabahın erken saatlerinde , kurulan pazar, öğleden sonra toplanmaya başlar…

Cunda’da da devamlı açık olan panayır havasında tezgahlar da vardır, herşeyi bulabileceğiniz, gümüşçüsü, takıcısı, kasetçisi… Bir çok seçenek sizlere sunulur bu tezgahlarda Cundalı insanlar tarafından.

Popüler Mekanlar

Cunda’da gezdikten, alışveriş yaptıktan sonra aileniz ve arkadaşlarınızla oturup yemek yiyebileceğiniz, birşeyler içip dinlenebileceğiniz yerlerde mevcuttur. İşte Cunda Adası’nda gidebileceğiniz bazı mekanlar;

Restoran:

Bay Nihat Restoran, Cunda Sahil Restaurant, Cundalı Ayvalık Balıkçısı, Cunda Deniz Restaurant, Cunda Uno Restaurant…

Barlar:

İnci Cafe Bar Cunda, Cunda Basel Bar, Khaos Club Bar, Cunda Şımarık Bar, Cunda Adadeniz Bar…

Kafeler:

Ayna Cunda Cafe, Cafe Atölye Cunda, Kale Cafe Pastane, Ekbir Cafe Restaurant…

Cunda Adası Tarihi

Alibey Adası’nın bugünkü ismi, Kurtuluş Savaşı’nda padişahın Yunanlılar’a teslim olun! emrine karşı gelerek silahlı mücadeleye başlayan ilk birliğin komutanı Yarbay Ali çetinkaya’ya ithaf edilmiştir.

Cunda Adası daha önce Cunda ve Moshonisia (Kokuluada) isimleriyle tanınmıştır. Piri Reis’in Kitab-ı Bahriyesi’nde anlattığı Yund Adaları’nın bu bölge olduğu düşünülmektedir.

Turizm etkisi ile yazları nüfusunu artıran ada, sezon dışında oldukça sakin. 1924 nüfus mübadelesi ile daha çok Yunan adalarından göç eden Türkmenlerden oluşan ve yaşlı kesimin Rumca ile Yunanca bildiği bir nüfusa sahip olan ada, son yıllarda kalabalık kentlerden sıkılan, genellikle emeklilik çağında bölgeye yerleşen kişilerle nüfusunu artırmaktadır.

Ayvalık’la bütünleşen bu adayı Rumlar, Nesos ismi ile anmaktadır. Adada yer alan kilise ve manastırlar ile Rum evleri ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Taş Kahvesi de ilgi gören bu güzel adanın çeşmeleri de görülmeye değer.

Cunda Adası’nda Ne Yenir?

Cunda Adası’nda her damak tadına uygun lezzetleri bulabilmeniz mümkün.

Özellikle adadan papalina yemeden ayrılmayın. Sadece Cunda’da çıkan ve buraya özgü, bir tür sardalya yavrusuna benzeyen ama farklı karakterdeki balık papalina, denizden tavaya çıtır çıtır yenen bir lezzet. Ege’nin kraliçesi çipura ve levrek’in ağır ateşte yapılan ızgarası da tadılmaya değer. Farklı lezzetlerdende tatmak isterseniz önerebileceğimiz yemekler şunlardır:

Kalamar Dolması, Cunda Enginarlı Karides…

Ahtapot, kalamar, karides gibi deniz ürünleri buradaki restoranların kendi yöntemleriyle hazırlanıyor. Şarap soslu ahtapot, fırında kaşarlı midye, kaşarlı kalamar ızgara gibi çeşitlerin yanı sıra mantar ilaveli fener balığı kavurması, sirkeli kalamar, deniz kestanesi havyarı, karadiken yiyebilirsiniz.

Deniz ürünlerinin yanısıra yöresel otlarla yapılan salata ve mezelerdende tatmadan Cunda’dan ayrılmayın. İşte tadabileceğiniz bazı meze ve salatalar:

Deniz börülcesi, kabak çiçeği dolması, istifno otu, şevketi bostan, turp otu, enginar salatası, ekim ayı başından itibaren ısırgan otu salatası, bağla otu, papules salatası (İştah açıcı rakı mezesi ekim kasım aylarında bulunup marul salatası gibi çiğ yeniyor), istifno otu (Bu ot daha tatlı, yumurtalı yapılıyor), aspariça otu, (Bu ot da yumurtalı kızartılıyor, farkı acımtırak oluşu). Yemeğinizi yedikten sonra meşhur Taşkahve’de taptaze çayınızı ya da Türk kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Cunda Adası Etkinlikleri

Cunda’da birçok kültürel, sanatsal ve sosyal etkinlik düzenlenir. Bunda yörenin hareketli yaşamı ve kültürel zenginliğinin büyük bir payı vardır.

İşte Cunda Adası’nda düzenlenen geleneksel etkinlik ve festivaller:

Cunda Adası’na Nasıl Gidilir?

Cunda’ya havayoluyla ve karayoluyla rahatlıkla ulaşılabilir.Edremit Koca Seyit Havalimanı vasıtasıyla havayolu olanakları kullanılıp ulaşılabilirken gelişmiş otoyol ağıylada birçok merkezden Cunda’ya karayoluyla ulaşım sağlanabilir.

Cunda’nın Edremit Koca Seyit Havalimanı’na olan uzaklığı 50km ve varış süresi yaklaşık 1 saattir.

Büyük illeri Cunda’ya olan karayolu uzaklıkları ve varış süreleri:

  • İstanbul-Cunda arası 515km olup yaklaşık 7,5 saat sürmektedir.
  • Ankara-Cunda arası 670km olup 10 saat sürmektedir.
  • İzmir-Cunda arası 155km olup yaklaşık 3 saat sürmektedir.
  • Bursa-Cunda arası 290km olup 4,5 saat sürmektedir.
  • Adana-Cunda arası 1015km olup 15 saat sürmektedir.
  • Antalya-Cunda arası 606km olup 9,5 saat sürmektedir.

Cunda’nın şehir merkezine uzaklığı 125km olup yaklaşık 2 saat sürmektedir.

Leave a Reply